Teravih namazı kaç rekattır?
Teravih namazının rekât sayısı ile ilgili görüşleri iki kategoride değerlendirmek mümkündür.
1. Teravih namazının 20 rekât olduğunu söyleyenler ve delilleri:
Teravih namazı Hanefî[27], Şafiî[28], Hanbelî[29] mezheplerine göre 20 rekâttır.[30] Maliki mezhebinde ise 20 ve 36 rekât olduğu şeklinde iki görüş vardır. Bununla birlikte teamülün, seleften halefe 20 rekât olduğu da, bahsi geçen mezhebin bazı kitaplarında ifade edilmiştir.[31] Şafiî Mezhebi’nin en önemli imamlarından olan İmam Nevevî, teravih namazının âlimlerin icmâsı ile sünnet olduğunu vurguladıktan sonra, mezheblerine göre 20 rekât olduğunu da açık bir şekilde ifade etmektedir.[32]
Daha önce geçtiği üzere, Hazreti Aişe’den gelen rivayette Peygamber Efendimiz, Ramazan’da birkaç gece teravih namazı kıldırmış, sonra da farz kılınır endişesi ile bırakmış; fakat Ashabının kılmasını teşvik etmiştir. Bu rivayette Hazreti Peygamber’in kaç rekât kıldırdığı belli değildir.
Hazreti Ömer, Sahabeyi Ubey İbn Ka’b’ın[33] imamlığında bir araya toplayarak 20 rekât olmak üzere teravih namazını kıldırtmış ve Sahabeden hiç kimse de buna itiraz etmemiştir. Bu durum, onların bu konuda bildikleri bir şeyin olduğunu gösterir. Nitekim İmam A’zam, buna dikkat çekerek, Hazreti Ömer’in bu uygulamayı kendiliğinden ortaya atmadığını, bu hususta bir bid’at işlemediğini, Allah Resûlü’nden öğrendiği bir bilgiye dayanarak böyle yaptığını söylemiştir.[34]
Sahabenin bu şekilde Hazreti Ömer’in yaptığını güzel görerek muvafakat etmeleri, onların bu konudaki icmâlarını göstermektedir. Bu icmâın dayanağı da, Hazreti Peygamber’in fiilidir. Onların bir meselede icmâ etmesi ise, nass/dini delil gibidir.[35] Teravih namazı, daha sonra Hazreti Osman ve Hazreti Ali dönemlerinde de 20 rekât olarak kılınmış ve o günden bugüne bu şekilde amel edilmiştir.[36] Teravih namazının “20 rekât” olduğu hususunda, muhaddislerin kriterlerine göre merfu olarak gelen sahih bir rivayetin bulunmaması, bu meseleye zarar vermez. Zira sahabenin icmâ ile ortaya koyduğu tatbikat bellidir.
Hazreti Ömer’in teravihin 20 rekât olarak cemaatle kılınmasını emretmesi, dağınıklığı önlemek içindir. Çünkü önceden mescidde fert ve grup olarak dağınık bir şekilde kılınıyordu.
Teravih namazı, o günden bu güne mescidde cemaatle 20 rekât olarak kılınagelmiştir. Nitekim İbn Abidin, teravihin doğuda ve batıda 20 rekât kılındığını kaydetmekle, bu teamülün ne kadar güçlü olduğunu ifade etmiştir.[37]
Sahabenin fiilî olarak teravih namazını 20 rekât kılmalarını destekleyen rivayetler de vardır:
İbn Abbas’tan (radıyallâhu anh), “Peygamber Efendimiz’in Ramazan’da 20 rekât teravihi ve vitri kıldırdığı rivayet edilmektedir.”[38] Bu rivayet her ne kadar zayıf olsa da, sahabenin fiilî icmâı ile kuvvetlenmektedir.[39] Çünkü Hazreti Aişe’den Hazreti Peygamber’in Ramazan gecelerinde çok namaz kıldığını bildiren rivayetler, sahabenin 20 rekâtta icmâ ve cumhur ulemanın teravihin 20 rekât olduğunda ittifak etmesi gibi hususlar, İbn Abbas’tan gelen bu rivayeti güçlendirmektedir. Zikredilenler, hadisin sıhhatine çok kuvvetli karinedir.
Ayrıca Saib İbn Yezid’den, “Biz Hazreti Ömer zamanında 20 rekât ve vitri kılardık.”[40] rivayeti vardır.
2. Teravihin 8 rekât olduğunu söyleyenler ve delilleri:
Teravihin 8 rekât olduğunu söyleyenler de vardır.[41] Bunların delillerinin başında, Hazreti Aişe Validemizin, “Hazreti Peygamber, ne Ramazan’da ne de Ramazan dışında 11 rekâttan fazla kılmazdı.”[42] rivayeti gelmektedir. Bu rivayet, yine ondan gelen, “Ramazan ayı gelince Allah Resûlü’nün rengi değişir, çok namaz kılar, Allah’a dua dua yalvarırdı”[43] ve “Allah Resulü, Ramazan’ın son 10 gününde başka zamanlarda ibadet hususunda göstermediği cehd ve gayreti gösterirdi.”[44] rivayetleriyle bir arada ele alınıp, teravihten çok teheccüdle alâkalı bulunmuş, 11 rekâttan 8 rekatının teheccüd, 3 rekâtının ise vitir olduğu -bir hadis-i şerifte, “Gece kıldığınız son namaz vitir olsun.”[45] buyurulması da nazarı itibara alınmış ve bütün dolayısıyla teravihin 20 rekâttan az olmadığı kabul edilmiştir.[46]
Teravihin 8 rekât olduğunu söyleyenlerin diğer delilleri, Hazreti Cabir’den (radıyallâhu anh), Peygamber Efendimiz’in Ramazan’da 8 rekât ve vitir namazı kıldırdığı” rivayeti ile, Hazreti Ömer’in Übey İbn Ka’b’a teravihi 11 rekât kıldırmasını emrettiğine dair rivayettir.[47]
Bu rivayetlerden birincisi, senedinde, Yahya İbn Main’e göre münkerü’l-hadis, Ebû Davud ve Nesaî’ye göre ise metruk olan İsa İbn Cariye’nin[48] bulunması; diğeri ise, bizzat Übeyy İbn Ka’b’dan teravihin 13 ve 23 rekât kılındığı rivayetleri, bir de söz konusu rivayetin senedinde yer alan Muhammed İbn Yusuf sebebiyle mualleldir. Ayrıca, Hazreti Ömer döneminde teravihin 20 rekâttan az kılındığına dair sahih rivayet olmadığı gibi, aksine 20 rekât kılındığı birçok sahih rivayetlerle sabittir.[49]
Hanefılerden İbn Hümam, teravihin 20 rekât olduğunu, bunun 8 rekâtının sünnet, geriye kalanın ise müstehap olduğu görüşündedir. Fakat, İbn Hümam’ın bu yaklaşımı icmâya terstir. Çünkü kendilerine iktida edilen dört mezheb imamlarından İmam A’zam, Şafiî ve Ahmed ibn-i Hanbel’e göre teravih 20 rekât, İmam Malik’ten ise teravihin 36 rekât olduğu görüşü rivayet edilmektedir. Görüldüğü üzere, 20 rekâtta icmâ vardır ve 20 rekâtın şu kadarı sünnet, kalanı müstehap şeklinde bir yaklaşım söz konusu edilmemiştir.
Dolayısıyla İbn Hümam, bu görüşünde münferid kalmıştır. Kaldı ki, yukarıda iktibas ettiğimiz “Benim sünnetime ve Raşit Halifelerimin sünnetine sarılın, hem de azı dişlerinizle sımsıkı yapışın (dört elle sarılın)” hadisine göre, Hazreti Ömer’in uygulaması da sünnet hükmündedir.
Gözden uzak tutulmaması gereken bir husus da şudur: Sahabe içerisinde Râşid Halifelerin, onların içinde de Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer’in ayrı bir yeri vardır. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) onların bu durumuna şu hadisleri ile dikkati çekmiştir: “Benden sonra Ebû Bekir ve Ömer’e (radıyallâhu anh) uyun; onların çizgisinden gidin.”[50]
Netice itibariyle, teravih namazı İslâm’ın şearindendir. Sünnet-i müekkededir. Sahabenin icmâı ile 20 rekâttır ve cemaatle kılınması sünneti kifayedir. Ve dünden bugüne 20 rekât olarak ve tercihan cemaatle kılınagelmiştir.
Dipnotlar:
[27] Şihabüddin er-Remli, Nihayetü’l-muhtac 2/126.
[28] Buhuti, Keşşafu’l-kına 1/425; İbn Kudeme, el-Muğni 7/834.
[29] İbn Abdi’l-Berr, et-Temhid 8/113; es-Seyyid el’Bekri, İanetü’t-talibin 1/265; Ebu İshak el-Hanbeli,el-Mübdi 2/17; Gaffal,Hilyetü’l-ulema 2/119; Hatib Şirbini,Muğni’l-muhtac I/226.
[30] Düsüki,Haşiye ale’ş-Şerhi’l-Kebir 1/503.Bkz.Hafid İbn Rüşt, Bidayetü’l-müçtehid 1/166.Kandehlevi,Evcezü’l-mesalik 2/304.
[31] İbn Teymiye,el-Muharrer fi’l-fıkh 1/90.
[32] Nevevi,el-Mecmu 4/37.
[33] Hz. Ömer’in Übey İbn-i Ka’b’ı seçmesi onun Allah Resulü zamanında teravih kıldırmasından dolayıdır.Kandehlevi, Evcezü’l-Mesalik 2/296.
[34] Mevsili,el-İhtiyar 1/68;Muhammed Said es-Sağarci, el-Fıkhu’l-Hanefi1/225-226.
[35] Bkz.Kasani,Bedai’üs-sani’ 2/275;Ibn Kudeme ,el-Muğni 1/834-835; el-Mevsuatü’l-fıkhıyye 27/141; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar 2/43-44.
[36] el-Mevsuatü’l-fıkhıyye 27/141;Ayni,el-Binaye fi şehri’l-Hidaye 2/660.
[37] İbn Abidin,Reddü’l-muhtar,2/45;el-Mevsuatü’l-fıkhiyye, 27/141.
[38] Abd İbn Humeyd, el-Müsned I/218; Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat 5/324; el-Mucemu’l-kebir 11/393; İbn Ebi Şeybe, el-Musennef 2/164.
[39] Kandehlevi,Evcezü’l-Mesalik 2/298.
[40] Kandehlevi,a.g.e 2/286.
[41] Beyhaki,es-Sünenü’l-kübra 2/496;Zeylai,Nasbu’r-raye 2/175; Tehanevi,İ’laü’s-sünen 7/60.
[42] Buhârî, teheccüd 16,teravih 1;Müslim,müsafirin 125; Tirmizi, mevakit 208; Muvatta, salatü’l-leyl 9.
[43] Beyhaki,Şuabu’l-iman 3/310.
[44] Müslim, i’tikaf, 8; Tirmizi,savm 72.
[45] Buhârî,mağazi 33; Muvatta, salat 76.
[46] Tehanevi,İ’laü’s-sünen 7/70.
[47] İbn Hüzeyme, es-Sahih 2/138; İbn Adiyy,el-Kamil fi’d-duafa 5/1889; Tehanevi,İ’laü’s-sünen 7/60.
[48] İbn Hacer,Tehzibü’t-Tehzib 4/448;Kandehlevi,Evcezü’l-mesalik 2/286.
[49] Tirmizi, salat 80.
[50] Tirmizi, menakib,16; İbn Mace, Mukaddime 11; Müsned 5/382.
Yrd. Doç. Ergün Çapan, Yeni Ümit