Zum Inhalt springen

7. Allah’ı Niçin Göremiyoruz?

“Allah Varsa Neden Göremiyoruz?” Sorusuna Anlamlı Bir Cevap
Bir gün inançsız bir adam, büyük İslam âlimi İmam-ı Azam’a gelip sorar: “Allah varsa, neden göremiyoruz?” İmam-ı Azam gülümseyerek şöyle der: “Sohbetimiz daha tatlı geçsin diye bize biraz süt getirsinler.”
Süt gelir. O zamanlar sütü tatlandırmak için içine pekmez konulurmuş. Adam da aynen öyle yapar, pekmezi karıştırıp sütünü içmeye başlar. İmam-ı Azam ona bir kaşık daha pekmez uzatır ve der ki: “Buyur, biraz daha pekmez kat.”
Adam biraz sinirli cevap verir: “Gerek yok, zaten koydum. Sütüm tatlıdır.”
İmam yine tebessümle karşılık verir: “İnanmıyorum, göster bakalım koyduğun pekmezi.”
Adam bu sefer iyice gerilir: “Görünmez ki! Ama tadınca anlarsın, tatlı olduğunu hissedersin.”
İmam bu cevabı alır almaz tebessüm eder: “İşte tam da bunu söylemek istiyordum. Sorunun cevabını sen verdin!”
Adam şaşırır: “Nasıl yani?”
İmam şöyle açıklar: “Allah da tıpkı süte karıştırılan pekmez gibidir. Gözle görülmez ama varlığı hissedilir. Onu gözle değil, akılla, kalple, mantıkla ve vicdanla anlayabiliriz.”
Göz Her Şeyi Göremez
Sen gözünle Allah’ı görmek istiyorsun. Ama bu göz zaten sınırlı.
Virüsleri, bakterileri, mikroskobik canlıları göremiyoruz. Güneşe çıplak gözle bakamıyoruz. Kainatın tamamını bir anda göremiyoruz. Görme dediğimiz şey, her şeyi kapsayamaz.
Allah ise sonsuz, sınırsız ve her yerdedir.
Kur’an’da şöyle geçer:
“Gözler O’nu göremez, ama O bütün gözleri görür.” (En’am 103)
Allah’ın Benzeri Yoktur
Bir şeyi tanımak için genelde ya benzerine bakarız ya da zıddıyla kıyaslarız. Soğuğu sıcağa bakarak anlarız. Işığı karanlıkla fark ederiz. Ama Allah’ın ne benzeri vardır, ne de zıddı. O yüzden biz O’nun zatını kavrayamayız. İbrahim Hakkı’nın dediği gibi: “Allah’ın ne bir benzeri ne de bir sureti vardır.”
Allah’ın Varlığı Her Yerde, Ama Gözle Değil Akılla Anlaşılır
Bunu şöyle hayal et: Eğer güneşi devasa büyütüp tüm gökyüzünü onun ışığıyla kaplasaydık, artık gökyüzünde “güneş” diye bir cismi göremezdik. Çünkü her yer ışıkla kaplanmış olurdu.
Aynı şekilde, Allah’ın varlığı da her yerdedir.
O kadar kuşatıcıdır ki, bazı insanlar bu yoğunluk içinde fark edemez. Ama nefes alan her insan, düşünen her beyin, açan bir çiçek, doğan bir bebek Allah’ın eseridir. Gözle değil ama akılla anlaşılır.
Allah Neden Görünmüyor? Çünkü Burası Bir İmtihan Dünyası
Eğer Allah’ı gözle görseydik, o zaman kimse inkâr etmezdi. Ama bu da “imtihan” olmazdı. Sınavda öğretmenin cevapları göstermesi gibi olurdu. Halbuki Allah, bu dünyayı doğruyla yanlışı, inananla inkâr edeni ayırt edebileceğimiz bir sınav alanı olarak yaratmıştır.
Kendini gizlemiş ama eserleriyle bize mesajlar bırakmıştır. Ağaçlarda, gökyüzünde, insan vücudunda, kalbimizde, kısaca her yerde…
Sonuç Olarak…
– Allah’ı gözle göremiyoruz, çünkü gözümüz sınırlı.
– Allah’ın bir benzeri ya da zıddı yok ki onu bir şeyle kıyaslayıp anlayalım.
– Allah’ın varlığı o kadar kuşatıcı ve kapsamlı ki, bazıları bu yoğunluk içinde fark edemiyor.
– Ve en önemlisi, bu dünya bir sınav yeri. Her şey açık olsaydı, sınavın anlamı kalmazdı.
Ama merak etme. Gören gözle değil, uyanık bir kalple bakarsan, Allah’ın izini her yerde görebilirsin.
Yeter ki bakmayı öğren…

Geri Bildirim

Dieses Formular wurde gelöscht oder ist nicht verfügbar.