Zum Inhalt springen

ocitak

Rol Model Olarak Sahabe

Soru: Eğitimde ihtiyaç duyulan en önemli hususlardan birinin, muhataplara gösterilecek “rol modeller” olması göz önünde bulundurulacak olursa, sahabe efendilerimiz bu ihtiyaç ekseninde insanlara nasıl arz edilmelidir? Cevap: Sahabe-i kiram, Allah Resûlü’nü (sallallâhu aleyhi ve sellem) dinledikleri, O’nun huzurunun boyasıyla boyandıkları ve O’nun fırçasıyla şekillendikleri için ayrı bir hususiyet kazanmışlardır. Onlar, mükemmel bir dinin kusursuz bir temsilcisi olan İnsan-ı Kâmil’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) gördükleri ve dinledikleri için İslâm’ı doğrudan doğruya… Weiterlesen »Rol Model Olarak Sahabe

Sahabenin Müstesna Konumu

Allah Resûlü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) iman eden ve O’nun davasına sahip çıkan ilklere “sahabe” denilmesi dikkat çekicidir. Bilindiği üzere sahabe, Arapça bir kelimedir, “sâhib/sahâbî” kelimesinin çoğuludur. Sâhib ise, farklı başka manalarının yanında, biriyle beraber bulunan, ona refakat eden, arkadaş, yol arkadaşı demektir. Peygamber Efendimiz ile birlikte bulunmayı, beraber yol yürümeyi, O’na refakat etmeyi ifade eder. Böyle bir arkadaş bazen kardeşten bile ileri olabilir. Çünkü kardeşler her zaman insanın yol… Weiterlesen »Sahabenin Müstesna Konumu

En Geniş Cadde ve En Selametli Yol: Sahabe Mesleği ve Özellikleri

  • von

Rasûl-ü Ekrem (aleyhissalâtü vesselâm) Efendimiz’in sohbetine katılıp onun boyasıyla boyanma şerefine eren, ölümü göze almadan imanlarını izhar edemeyecekleri zorlardan zor bir dönemde İslam’a sahip çıkan, bir ömür boyu şakacıktan da olsa yalana asla tenezzül etmeyerek sıdk ve sadâkatle dine hizmet eden ve böylece Peygamberlerden sonra insanların en seçkinleri ve faziletlileri olma pâyesini kazanan Ashâb-ı Kirâm efendilerimizin Allah’a kurbet yolunda takip ettikleri sisteme “sahabe mesleği” denilegelmiştir. “Velâyet-i kübrâ”, “verâset-i nübüvvet” ve… Weiterlesen »En Geniş Cadde ve En Selametli Yol: Sahabe Mesleği ve Özellikleri

Sahabede hayatın sohbet-i Cânan etrafında örgülenmesi

Sahabe mesleğinin bir özelliği, hayatın sohbet-i Cânan ve hizmet-i iman etrafında örgülenmesidir. Evet, Ashâb-ı Kirâm insibağ kahramanlarıdır; onların hepsi Rasûl-ü Ekrem Efendimiz’in maddî-manevî boyasıyla boyanmışlardır. Aslında, her “sohbette insibağ vardır”; Allah dostlarının sözlerinden, bakışlarından, yüz hatlarından, dudak ve el hareketlerinden öyle bir ruh ve ma’nâ akışı hasıl olur ki, onun muhataplarına kazandırdıklarını kitaplardan okuyarak elde etmek mümkün değildir. Bir hak erinin namazda kıvrım kıvrım kıvranmasının, huzur-u ilahîde iki büklüm olmasının,… Weiterlesen »Sahabede hayatın sohbet-i Cânan etrafında örgülenmesi

Efendimiz’in (sas) Bayramları

  • von

Efendimiz’in (sas) Bayramları Hicret sonrasında Medîne’de iki bayram yaşandığını gören Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), bugünlere bedel Allah’ın (celle celâlühû), mü’minlere o günlerden daha hayırlı iki bayram ihsan ettiğinin haberini vermiş ve böylelikle Ramazan ve Kurban bayramları kutlanmaya başlanmıştır ki hem Ramazan hem de Kurban, iki yoğun ibadet sürecinin akabinde Allah’ın kullarına ihsan ettiği bayram günleridir. Bu yönüyle onlar, kulluğun hakkı verilerek meşakkatli bir sürecin akabinde rahmet-i Rahmân’a kavuşmuş… Weiterlesen »Efendimiz’in (sas) Bayramları

Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve selem) Bayramdaki Sünnetleri

  • von

Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve selem) Bayramdaki Sünnetleri 1. Bayramı tekbirlerle karşılamak Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve selem) Ramazan’da arefe günü güneşin batışından bayram namazı kılıncaya kadar çokca tekbir getirdi.[1] Nitekim Allahû Teâla, Kur’ânda şöyle buyurmaktadır: …وَلِتُكْمِلُواْ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُواْ اللّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ … “Oruç günlerini tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden ötürü tekbir getirerek Allah’ı tazim etmenizi ister…”[2] 2. Gusül abdesti almak Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), Arefe günü ve bayramlarda namaza… Weiterlesen »Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve selem) Bayramdaki Sünnetleri

Asr-ı Saâdet’te Bayram

  • von

Asr-ı Saâdet’te Bayram Asr-ı Saâdet’te Ramazan ve Kurban bayramları,[1] hicretin ikinci senesinden itibaren kutlanmaya başlanmıştır.[2] Müslümanların kutladığı ilk bayram, bu senenin Ramazan bayramıdır.[3] Bu yıl Şâban ayında, Ramazan orucu farz kılınmış ve Ramazan ayını oruçlu geçiren mü’minler sonraki ay olan Şevval ayının ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Kurban bayramı[4] da yine ikinci senede, Zilhicce ayının onu itibariyle dört gün olarak kutlanmaya başlanmıştır. Bayramların Belirlenmesi Bayram coşku ve heyecanını hisseden… Weiterlesen »Asr-ı Saâdet’te Bayram

Efendimiz’in (sas) Bir Hassasiyeti: Şevval Orucu

  • von

Efendimiz’in (sas) Bir Hassasiyeti: Şevval Orucu Ramazan-ı Şerif’ten sonra gelen ve ilk üç gününü Ramazan bayramı olarak kutladığımız Şevval ayında (ilk bayram günü hariç[1]) altı gün oruç tutmak, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi aleyhi ve sellem) terk etmediği ve ashâb-ı kirâmı da tutmaları yönünde teşvik ettiği bir sünnetttir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), Ramazan ile beraber Şevval ayında altı gün oruç tutan kimsenin bütün bir yılı oruçlu geçirmiş gibi olacağını… Weiterlesen »Efendimiz’in (sas) Bir Hassasiyeti: Şevval Orucu

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç

  • von

Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç Mü’minler her türlü ibadet ve salih amelde olduğu gibi Ramazan orucunu da Yüce Allah’ın hakkı ve kulların da vazifesi olarak görür ve edaya çalışırlar. Onlar için bütünüyle Ramazan ayı ve orucu Yüce Yaratan’a yakınlaşmaya en güzel ve bereketli vesilelerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de onbir ayın sultanı Ramazan ve orucu hakkında şöyle buyrulmuştur: “O Ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren… Weiterlesen »Ayet ve Hadislerle Ramazan-ı Şerif ve Oruç

Ramazan Ayı ve Peygamber Efendimiz’in (sas) Hayatındaki Yeri

  • von

Ramazan Ayı ve Peygamber Efendimiz’in (sas) Hayatındaki Yeri On bir ayın sultanı, rahmet, bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan kelime olarak “yaz sonunda yağıp yeryüzünü tozlardan temizleyen yağmur” mânasında “er-ramadî” kelimesinden veya “Güneş ışınlarından kum ve taşların yanıp kızması” anlamında olan “er-ramdâ” kelimesinden gelmektedir. Buna göre yağmur nasıl yeryüzünü temizleyip yıkarsa; kızgın yer, orada yürüyenlerin ayaklarını nasıl yakarsa, Ramazan ayı da öylece günahları temizler, yakar, yok eder. Ramazan ayını değerli ve… Weiterlesen »Ramazan Ayı ve Peygamber Efendimiz’in (sas) Hayatındaki Yeri