Zum Inhalt springen

13. Dördüncü Söz (Namaz Bahsi / 24 Altın)

Namaz Dinin Direğidir!

“Namaz dinin direğidir!” (Hadis-i Şerif)

Namaz hem çok değerli ve önemlidir hem de çok az bir masrafla, kolayca pek çok sevap kazandırır. Namaz kılmayan insan ise çok zarar eder, çok şey kaybeder.

Bir zamanlar büyük bir hâkim, bir padişah varmış. Bu padişahın çok ama çok güzel bir çiftliği varmış. Ayrıca bu padişaha hizmet etmekle, onun söylediklerini yapmakla görevli iki tane hizmetkârı varmış. Padişah, bu iki hizmetkârını gidip orada yaşasınlar diye o güzel çiftliğine göndermiş. Ama çiftlik uzak bir yerdeymiş; yürüyerek gidersen yolculuk iki ay sürüyormuş.

Padişah her ikisine de yirmi dört tane altın vermiş ve:

“Şu para ile yolda gereken masraflarınızı karşılayın ve kendinize bilet alın. Çiftlikte size lâzım olacak şeylerinizi alın ve ihtiyaçlarınızı karşılayın. Bir gün yürüyerek yolculuk yaptıktan sonra bir istasyon var. O istasyonda hem otobüs hem tren hem de uçak var. Paranız hangisine yetiyorsa ona bilet alır binersiniz.”

demiş. İki hizmetkâr, padişahın söylediklerini dinledikten sonra yola çıkmışlar.

Biri akıllı, talihli ve söz dinleyen birisiymiş; istasyona kadar az para harcamış. Fakat o masraf içinde Efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret yapmış ki parası birden bine çıkmış. Öteki hizmetkâr ise kibirli, talihsiz ve söz dinlemeyen birisi olduğundan istasyona kadar yirmi üç altınını harcamış. Parasını gereksiz şeylere harcayıp bitirmiş, geriye bir tek altını kalmış.

İstasyonda ikisi de karşılaşmışlar. Arkadaşı ona demiş: – “Yahu, şu bir altınını bir bilete ver. Yoksa bu uzun yolda iki ay yürümek zorunda kalırsın, aç kalırsın. Yiyecek alacak paran bile kalmamış; bu para iki ay yolda yetmez sana. Hem bizim efendimiz ikram etmeyi çok sever, kerîmdir; belki sana merhamet eder, yaptığın hatayı bağışlar. Hem istasyonun sahibi de O’dur zaten, belki paran yetmese de yine de seni uçağa bindirirler. Uçağa binersek gideceğimiz o uzak çiftliğe bir günde varabiliriz. Yoksa iki aylık bir yolculuğu yürüyerek, aç ve yalnız gitmeye mecbur olursun.”

Soru: Acaba şu adam o bir altınını ne yapmalı? Bilet almak için vermeli mi?

Cevap: Acaba şu adam inat edip o tek altınını çok kıymetli olan bir bilete vermeyip geçici bir lezzet için harcasa, şeker veya oyuncak alsa; akılsız, zararlı ve şanssız birisi olmaz mı? Evet, olur. Akıllı olan herkes onun çok zararlı bir şey yaptığını anlar ve bilir.

Temsilin Anlamları

  • Hâkim ve Padişah: Rabbimiz, bizi yaratan Allah’tır.

  • İki Hizmetkâr Yolcu: Biri yapması gerekenleri yapan, namazını severek kılan mümindir. Diğeri ise namazın önemini bilmeyen, namazsız insanlardır.

  • Yirmi Dört Altın: Bir gün içerisindeki yirmi dört saattir. Yani hayatımızın her bir günüdür.

  • Güzel Çiftlik: Cennet’tir.

  • Seyahat: Cennete, sonsuzluğa doğru giden insanlık yolculuğudur.

  • Bilet: Namazdır. Bir tek saat, bir günde abdestle beraber beş vakit namazı kılmaya fazlasıyla yeterli gelir.

Mesaj ve Sonuç

Acaba yirmi üç saatini şu kısacık dünya hayatına harcayan ve o uzun, hiç bitmeyen sonsuz cennet hayatına bir tek saatini ayırmayan, yani namaz kılmayan insan ne kadar zarar eder; ne kadar akılsızca hareket eder!

Hâlbuki namaz kıldığımızda hem ruhumuz hem kalbimiz hem de aklımız çok rahat eder. Üstelik vücudumuz için de o kadar ağır bir iş değildir.

Dahası, namaz kılınca diğer yaptıklarımız da güzel bir niyet ile ibadet hükmüne geçer ve bize sevap kazandırır. Yani namaz kıldığımızda; namazların arasında yemek yerken, oyun oynarken, çizgi film seyrederken ve okula giderken de sevap kazanırız. Böylece bütün hayatımız, yani her yaptığımız güzel iş sevaba dönüşür ve cenneti kazandırır. Kısacık ömrümüzle, sonsuz bir cennet hayatını kazanmış oluruz.

Geri Bildirim

Dieses Formular wurde gelöscht oder ist nicht verfügbar.