Zum Inhalt springen

34. Ahirete İman


Sözlükte ‚son, sonra gelen, son gün‘ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibarıyla, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır. Bu hayat, ba‘s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk‘ın kullarına olan vaadidir. Kur‘ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O‘na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah‘ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir.
Dünya Hayatının Son Bulması

Ölüm

Her insanın dünyada yaşayacağı belirli bir süre vardır. Bu süre bitince insan ölür. İnsan, beden ve ruhun birleşmesinden meydana gelen bir varlıktır. Bedenimize canlılık ve hareket veren ruhtur. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince ruh bedenden ayrılır. Ruhun bedenden ayrılması olayına “ölüm” denir. Ölüm, her insan için takdir edilmiştir. Bundan kurtuluş yoktur. Ölüm, yok olmak demek değildir. Geçici olan dünya hayatından sonsuz olan ahiret hayatına geçiştir. Allah’a karşı görevini yapanlar için ölüm, daha yüksek hayata kavuşmak için açılan bir kapıdır.

Kabir

İnsanın ölümünden, kıyamet günü yeniden dirilmesine kadar geçecek olan zamana “kabir hayatı”; bu zaman içinde bulunacağı yere de “kabir” denir. İnsan ölünce bedeni çürür, toprağa karışır, fakat bedenden ayrılan ruhu ölmez. İnsan kabre konulunca Münker ve Nekir adındaki melekler tarafından sorguya çekilir. Sorulara doğru cevap verenler için kabir, bir istirahat yeri; cevap veremeyenler için ise azap yeri olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) kabrin durumunu şöyle açıklıyor: “Kabir, (kişinin dünyadaki iş ve davranışlarına göre) ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukurdur.”

Kıyamet

Kıyamet günü, evrenin düzeninin bozulduğu ve her şeyin sona erdiği gündür. Allah’ın takdir ettiği zaman gelince, dört büyük melekten biri olan İsrafil (a.s.) “Sûr” adı verileni üflediğinde, tüm canlılar ölür ve kâinat büyük değişimlere uğrar. Yeryüzü ve gökler başka bir şekil alır, dağlar yerle bir olur ve denizler taşar. İnsanlar mezarlarından kalkarak hesap vermek üzere Allah’ın huzurunda toplanırlar. Bu gün, herkesin dünyada yaptığı iyilik ve kötülüklerin karşılığını göreceği gündür. Şunu da belirtmek gerekir ki, herkesin küçük kıyameti, öldüğü gündür. Ondan dolayı kıyametin ayrıntılarına fazla takılmamak gerekir. Kıyametin ne zaman kopacağını yalnız Allah bilir. Kıyamet günüyle ilgili ayrıntılar için Kur’an’da çeşitli surelere, özellikle de Zilzal, Tekvir, İnşikak ve Karia surelerine bakılabilir.

Hesap, Mükâfat, Ceza, Cennet, Cehennem

Yapılan iyiliğe verilen karşılık “mükâfat”; işlenen kötülüğün karşılığı da “ceza”dır. İnsanlar bu dünyaya imtihan edilmek üzere gönderilmiş, yapmakla yükümlü oldukları görevler kendilerine bildirilmiştir. Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasak ettiği şeylerden sakınan ve insanlara iyilik yapanlar imtihanı kazanmış olacak ve karşılığında kendilerine büyük mükâfat verilecektir. Herkes dünyada yaptığının karşılığını ahirette eksiksiz olarak görecektir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Kıyamet günü doğru teraziler kurarız: hiçbir kimse, hiçbir haksızlığa uğratılmaz.” “Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.”

Ahiret Hayatı

Sözlükte ‘son, sonra gelen, son gün’ anlamlarına gelen ahiret kelimesi, terim anlamı itibariyle, kıyametin kopmasından başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci hayattır ki, ba’s (öldükten sonra dirilme), haşr, hesap, mizan, şefaat, sırat, cennet, cehennem gibi bütün olay ve aşamaları içine alır. Ahiret hayatının gerçekleşmesinin en büyük delil ve teminatı, Cenâb-ı Hakk’ın kullarına olan vaadidir. Kur’ân, her nefsin öleceğini, ölümden kaçılamayacağını, öldürenin Allah olduğunu ve sonunda dönüşün yine O’na olacağını pek çok yerde vurgulayarak, öldükten sonra dirilişin, Allah’ın vaadinin bir gereği olduğunu bildirir.

Geri Bildirim

Dieses Formular wurde gelöscht oder ist nicht verfügbar.