Zum Inhalt springen

55. Gençler En Çok Neye Sabretmeli

Harama Karşı Sabır

Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:
“Şu üç göz hariç her göz Kıyamet günü ağlayacaktır: Bu gözler:
1- Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan çekinen göz.
2- Allah yolunda uykusuz kalan göz.
3- Allah korkusundan bir sinek başı kadar da olsa yaş akıtan göz.”

Eşik Noktası: Bakmak

Harama bakış zinaya davetiyedir. Gözler harama kaydığı anda irade hükümsüz kalır ve akıl artık nefsinin emirlerine amade bir konuma gelir. Gözü harama kaydıran nefis bu zina yolculuğu bitinceye kadar sükûnete ermeyecek ve hep daha fazlasını isteyecektir.
İsrâ Suresi’nde “Zinaya yaklaşmayın!” derken dikkat edilmesi gereken husus, zinanın yapılmaması değil, ona yaklaşılmamasıdır. Yaklaşmanın ilk adımını oluşturan fiil, bakmaktır. Bu eşik aşıldığı andan itibaren zinaya giden yolculuk devam eder durur. İnsanın damarlarında kanın aktığı gibi hareket eden Şeytan’ın onu ne zaman fitilleyeceği, kanını delirteceği, heva ve hevesi ne zaman azgınlaştıracağı da belli değildir. Bakma ânından itibaren insan, dönülmez bir yolculuğa çıkmış olur. Bu yüzden bakma eşiğini aşanların zinaya düşme ihtimalleri hep mevcuttur.
Fıkıhta seddi-i zerai denilen, harama götüren yolların haram olmasına dair kaidenin sebebi de budur. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) içki meclislerinin önünden geçerken içeri göz atılmamasını emir buyurmuştur. „Demek ki içki meclisine bakan kişi için önce oraya oturmak, sonra içki meclisindekilerle muhabbet etmek, sonra içkinin tadına bakmak, sonra sarhoş olmak, sonra müptelâ olmak, hatta daha sonra içkiyi mübah görmek gibi bir ihtimal söz konusudur.
Harama götüren yolların haram kılınması elbette bütün haramlar için geçerlidir. Zinaya götüren zinakâr bakış, zinakâr bakışla insanı buluşturacak bütün ortamlar neticesi itibariyle haramdır. Nasıl camiye doğru atılan adımların hepsi sevaba sebeptir, günaha doğru atılan adımlar için de durum böyledir.

Harama Bakmamak İçin Bilinmesi Gerekenler

Harama bakmak, kalbi karartır. Şeytanın zehirli oklarından biri olan harama nazar, şeytanın hedefi hâline gelmemize sebep olur. İmam-ı Rabbanî hazretleri, “Haramlar, yaldızlanmış necaset gibidir.” buyuruyor. Dışı süslü ama içi berbat. Bunu düşünerek harama bakmamalıyız.
“Avret yerini açana ve ona bakana Allah lânet etsin.” hadis-i şerifini düşünerek lânetlik olmamak için gözlerimizi haramdan kaçırmalıyız. * “Allah’ın azabından korkarak, başını yabancı kadından çevirene, Allah Teâlâ ibadetin tadını duyurur.” hadis-i şerifini düşünerek ibadetlerin zevkine varabilmek için gözlerimizi haramdan sakındırmalıyız.
“Kadına, şehvetle bakanın gözlerine erimiş kurşun dökülüp, Cehenneme atılır.” hadis-i şerifini düşünerek, Allah’ın gazap sıfatından korkmalıyız.
Baktığımız kadınların birisinin anası, bacısı, kızı veya hanımı olduğunu düşünerek kendimiz için razı olmayacağımız bir şeyi hiçbir insan için de istememeliyiz.
Haram nazarlardan gözü korumanın sabır istediği bilinmelidir.

Bu konuda Fethullah Gülen Hoca Efendi şu değerlendirmelerde bulunmaktadır:

„İnsan, harama karşı da aynı sabırla mukabele etmelidir. Günah ilk tosladığında gösterilecek mukavemet, ondan gelecek kötü şerareleri kırar, insan da o şoku böylece atlatmış olur. Onun içindir ki Efendimiz, Hz. Ali’ye “İlk bakış lehine, gerisi aleyhine.” buyurmaktadır. Yani, insanın gözü günaha kayabilir. Ama o, hemen gözünü kapar, yüzünü çevirirse, bu onun için günah olarak yazılmaz. Hatta harama bakmadığı için kendisine sevap bile yazılabilir. Fakat ikinci ve daha sonraki bakışlar, zehirli birer ok gibi insanın kalbine ve ruhuna saplanır, insanın hayalinde bulantılar meydana getirir. İradesi manevi gerilimini kaybeder. Zira her harama bakış, bir yönüyle harama girme yollarını kolaylaştıran davetiye hükmündedir. Dolayısıyla da her bakış, bir başka bakışı davet eder. Artık o insan, harama yelken açar ve dönüşü çok zor bir yolculuğa çıkar. İşte bu duruma gelmeden, haramla ilk karşılaşıldığı anda, sabredip haramdan yüz çevirme, harama karşı gözlerini yumma, Allah Resul’ünün bize tavsiye ettiği altın öğütlerdendir.
Epiktetos’un bir sözü vardır: “Fena hülyalar, seni hayallerinde yakalayınca, ilk fırsatta hemen uzaklaşmaya çalış. Sonra götürüldüğün yerden geriye dönemezsin.” Onun bu ifadesi de ilham yüklüdür. Eğer, Allah Resûlü’nden sonra yaşamış olsaydı, mutlaka ilhamını Allah Resûlü’nden aldığını söyleyebilirdik.
„İnsan, harama karşı böyle davrana davrana, bu onda bir huy, bir karakter hâline gelir. Zira, yaptığı egzersizlerle kalbinde hasıl olan imanın nuru, cehennemden bir kıvılcım durumunda olan günahlara karşı âdeta bir sütre olur. Öyle ki artık harama bakmama, onun asıl ve fıtrî davranışları arasına girer. Aksi bir durum aklına gelse, hemen parmağını, gönül peteğindeki iman balına batırır ve bu sağlam mülâhaza sayesinde tattığı aşkın tadıyla kendini bu mânevî atmosferden uzaklaştıran her şeyden kaçar. Bu durumda olan bir insanın, iradî olarak günaha girmesi pek düşünülemez.”

Geri Bildirim

Dieses Formular wurde gelöscht oder ist nicht verfügbar.